Hatice BİLEN

Türkiyeli Kadın Yazarlar sitesinden
Atla: kullan, ara

Hatice Bilen Buğra

1951 yılında Adapazarı'nda doğdu. Kurtuluş İlkokulu (1962), Adapazarı Ortaokulu (1965), Adapazarı Lisesi (1968) ve Atatürk Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nü (1976) bitirdi. Mezuniyetinin ardından bir süre Siirt Öğretmen Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Atatürk Eğitim Enstitüsü’nde öğrenci olduğu sırada tanıştığı yazar Tarık Buğra’yla evlendi. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek Lisans derecesini İstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Prof Dr Semra Ögel danışmanlığında "Cumhuriyet Döneminde Resim-Edebiyat İlişkisi" adlı teziyle aldı (1999). Doktorasını Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde Prof Dr Selçuk Mülayim danışmanlığında "1914’lerden 1940’lara Türk Resim ve Romanında Gerçekçilik" adlı teziyle aldı (2005). Hem yüksek lisans, hem de doktora tezi basıldı. Öğretmenlik ve yazarlık yapmaktadır. Yayımlanan ilk öyküsü "Göz Açıp da Gördüğüm" 1985 yılında Sanat Olayı dergisinde yer aldı. Bakış, Kadınca, Bursa'da Olay ve Irmak gibi dergi ve gazeteler eserlerinin yer aldığı diğer yayın organlarıdır.

Toplumun farklı katman ve kesimlerinde yaşayan kadınları anlatan edebî eserlerin yanı sıra resim-edebiyat ilişkisini inceleyen kitaplar yazdı. Yazar çeşitli edebiyat dergilerinde sanat tarihi üzerine kitap tanıtım yazıları yazdı, seminerlere katıldı. İlk hikâye kitabı Umursanmayan Kadınlar 1980 yılında basıldı. Metin kadınları merkeze alan öykülerinden oluşmaktadır. Köyden kente geniş bir mekan yelpazesi sunan bu öykülerde kadınların topluma, toplumun da kadınlara bakışı yansıtılır. Yazar, eğitim ve yaşam düzeyleri birbirinden farklı özellikler gösteren kadın karakterler seçer. Öykülerinde ağırlıklı mekan olarak kırsal kesim ve küçük kentler ağırlık kazanır. Burada yaşayan kadınların yaşam biçimleri, gelenekleri ele alınır. 1991 yılında basılan Ayın Uysal Işığı adlı eseri yine kadın meselini her kesim ve her mekandan öykülerle ele alır. Aynadaki Boşluk adlı 1995’de basılan romanı bu defa bir kasabayı mekan edinir ve aile ilişkilerini çarpıcı bir gerçekçilikle ele alarak insanın karanlık iç dünyasını gözler önüne serer.

1996 yılında Tarık Buğra’dan Notlar adlı günlüğü yayımladı. Tarık Buğra’nın ölümü nedeniyle bitiremediği Güneş Rengi Bir Yığın Yaprak adlı romanı ise, Buğra’nın ölümünün ardından son kısmını mektuplarla tamamlayarak yayımladı. Yüksek lisan tezi 2000 yılında Cumhuriyet Döneminde Resim Edebiyat İlişkisi adıyla yayımlandı. Bu kitapta karşılaştırmalı bir yöntemle Batı ressamlarıyla Türk ressamlarının değişik tarihlerinin şekillenmesinde onlara bırakılan özgürlüğün altını çizer. Net yüzleri çizmeleri yasaklanan, sınırlamalar içinde tutulan ressamların önce doğa tasvirleri yaptıkları daha sonra ise Batı’nın somut ve net figürlerinin tam aksi yönünde kendilerini geliştirerek rüyadaymışçasına soyut figürler üzerine çalışmaya başladıklarını belirten Buğra, doğal bir süreç içerisinde seyretmeyen resim-edebiyat ilişkisinin üzerinde durur.

Batı’daki örneklerinde resimlerin beraberinde getirdiği öykülerin bu ilişkiyi güçlendirmiş olsa da, Türk resim tarihinde edebiyatla arasındaki yakın ilişinin benzer bir süreçte gelişmemiş olduğunu vurgular. Ona göre, minyatürün kısıtlaması içinde kalan resim, eski Türk edebiyatının gelişememesinde de rol oynamıştır. Eserde "Cumhuriyet Döneminde Resim, Mimari ve Edebiyat" başlığı taşıyan bölümde ise Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Oktay Rıfat ve Orhan Pamuk gibi isimlerin eserleri üzerinden girerek edebiyat ve resim arasındaki yakın ilişkiye işaret eder. Doktora çalışmasında ise resim ve romandaki gerçekçilik ilişkisi üzerinde durmuş, tezi 1914’lerden 1940’lara Türk Resim ve Romanında Gerçekçilik adıyla 2007 yılında basılmıştır. 2010 yılında Bir Tokada Bir Koca adlı hikaye kitabı yayımlanmıştır.

Kaynakça

Araçlar
Diğer dillerde
Kişisel araçlar