Jale Parla

Türkiyeli Kadın Yazarlar sitesinden
Atla: kullan, ara

Jale Parla

5 Şubat 1945’te İstanbul’da dünyaya geldi. İlkokulu 1956 yılında Antakya’da bitiren Parla, 1960 yılında Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nde ortaokul eğitimini tamamladı. 1964 yılında Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nden mezun oldu. 1968 yılında Robert Kolej’in Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nü bitirdikten sonra, 1978 yılında Harvard Üniversitesi’nde ana dalı İngiliz edebiyatı, yan dalları Fransız ve Alman edebiyatları olmak üzere Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde doktorasını aldı. 1988 yılında profesör olan Parla, 1976’dan 2000’e dek Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde öğretim üyeliği yaptı. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde öğretim üyesidir.

Edebiyat tarihi ve eleştirisi türündeki yazılarını Varlık, Defter, New Perspectives on Turkey, PMLA (Publications of the Modern Language Association of America), The South Atlantic Quarterly, CLS (Comparative Literature Studies) gibi yerli ve yabancı dergilerde yayımladı. Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleriyle ortak editörlüğünü yaptığı Çağdaş Uygarlığın Oluşumu adlı kitabın “16. Yüzyıldan 18. Yüzyıla Çağdaş Türk Kültürünün Oluşumu”, “16. ve 17. Yüzyıllarda Avrupa Edebiyatı” ve “18. Yüzyılda Avrupa Edebiyatı” bölümlerini hazırladı. 1985 yılında Efendilik, Kölelik, Şarkiyatçılık, 1990 yılında Babalar ve Oğullar: Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri, 2000 yılında Don Kişot’tan Bugüne Roman, 2004 yılında Sibel Irzık ile beraber Kadınlar Dile Düşünce, 2008 yılında Murat Belge ile beraber Balkan Literatures in the Era of Nationalism ve 2011 yılında Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım’ı yayımladı.

1974-1977 yılları arasında yazdığı doktora tezinde Batı’nın “Doğu mit”ini doğuruşuna odaklanan Parla, 19. Yüzyılda Batı’da yaratılan Doğu imgelerini Byron, Hugo, Beckford, Dickens, Thackeray, Nerval, Gautier gibi yazarlar üzerinden, egemen siyasi politikalarla kültürel söylemin birbirini üreten yapısını 1850’lere gelen süreçte inceler. Doktora tezi 1985 yılında Efendilik, Kölelik, Şarkiyatçılık adıyla yayımlanmıştır.

1990 yılında yayımlanan Babalar ve Oğullar: Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri adlı çalışmasında ise Türk romanının doğuşu ve ardında yatan epistemolojik temelleri baba-oğul ekseninde ele alır. Parla’ya göre, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılma sürecinde, Tanzimat dönemi yazarları kendilerini kaybedilen bir babanın ardından mirası teslim almış otoriter oğullar olarak konumlandırırlar. Tanzimat yazarları, Batılılaşma sürecinde hanenin egemenliğini ele almış ve çöküşünü engellemek kaygısıyla yola çıkmışlardır. Teknik olarak Batı’nın roman geleneğinin izinden gitmekten çekinmeseler de içerikte İslam epistemolojisini takip eder ve ders vermeci bir kaygıyla alegorik yöntem kullanırlar. İyi-kötü, siyah-beyaz ayrımları ve yaratılan karakterler de alegorik temsil örneğidirler. Doğu’nun dünya görüşü böylelikle kaygan bir zeminde babasını yitirmiş olan topluma bir yol haritası olarak sunulmaktadır. Bu nedenle Tanzimat yazarlarının metne egemenliği ise zaman zaman içeriğin önüne geçmektedir. Metinlerin arında gizlenen dünya görüşünü iletebilmek öncelikli kaygıdır. Metnin yazarı böylelikle toplumda padişah, ailede ise baba figürünün yerini alacak, Batılılaşma sürecinin tehlikeli ortamında hanenin dağılmasını engellemekten sorumlu yegane figür haline gelecektir.

2000 yılında yayımladığı Don Kişot’tan Bugüne Roman ise Parla’nın Boğaziçi Üniversitesi’nde verdiği, daha sonra da İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde vermeye devam ettiği Don Kişot ve Roman Poetikası derslerinden ortaya çıkan çalışmasıdır. Parla bu çalışmasında Miguel de Cervantes’in Don Kişot’undan itibaren romanın doğuşu ve gelişimini edebiyat tarihinin izleği içerisinde el alırken Laurence Sterne, Denis Diderot, Henry Fielding, Emily Bronté, Charles Dickens, Joseph Conrad, James Joyce, Alain Robbe-Grillet, Italo Calvino, Ahmet Mithat, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay, Adalet Ağaoğlu, Latife Tekin ve Orhan Pamuk gibi yazarların metinlerini roman türü içindeki konumları üzerinden karşılaştırmalı olarak tartışır. Mimesis, metinler-arasılık, karnaval, çok-seslilik, üst-kurmaca gibi edebiyat teorilerinin de tartışıldığı çalışmada Don Kişot metniyle sorunsallaştırılan gerçeklik, fantezi, yazar, okur, dil, kanon gibi öğelerin izleri devam eden süreçte Laurence Sterne’in Tristram Shandy, Denis Diderot’un Kaderci Jacques ile Efendisi, James Joyce’un Bir Genç Adamın Sanatçı Olarak Portresi ve Ulysses, Alain Robbe-Grillet’nin Silgiler ve İtalo Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu gibi metinleri üzerinden takip edilmiştir.

Parla’nın 2004 yılında Sibel Irzık ile birlikte derlediği Kadınlar Dile Düşünce ise edebiyata bu defa toplumsal cinsiyet gözüyle bakmaktadır. Bu çalışmada, Kadın Eleştirisi Neyi Gerçekleştirdi adlı yazısında 20. yüzyıldan itibaren edebiyat eleştirisinin genel bir tarihini ele alan Parla, toplumsal cinsiyetin eleştiri sahasına girmesiyle gelen değişimi irdelemiş, Mary Wollstonecraft’tan écriture feminine’e dek uzanan geniş yelpazede feminizmin ve feminist eleştirinin evrimini inceler. Tarihçem Kabusumdur! Kadın Romancılarda Rüya, Kabus, Oda, Yazı adlı yazısında ise bu defa merceğe kadın yazarların metinlerindeki rüya anlatılarını almış ve bireyin gelişimini anlatan bildungsroman geleneğini göz önünde bulundurarak Adalet Ağaoğlu, Erendiz Atasü, Peride Celal ve Latife Tekin aracılığıyla kadın yazarların metinlerinde kişisel tarihle hesaplaşmanın “oda, yatak (ve) kabuslarla” ortaya çıkışını inceler. Yeni kuşak kadın yazarlardan Perihan Mağden ve Aslı Erdoğan’ı ise, “kozasında ölürken, bir yandan da kozasını ören” kahramanların anlatıları olarak ele alır.

2008 yılında Murat Belge ile derlediği Balkan Literatures in the Era of Nationalism adlı çalışmada ise Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışıyla birlikte edebiyatın ulus-devlet inşasında bir araç olarak kullanılışı odak noktası üzerinden Balkan edebiyatlarının özellikleri, gelişimi ve tarihine ilişkin, pek çok ülkenin akademisyenlerinin çalışmaları derlenmiştir.

Parla’nın son çalışması Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım ise 2011 yılında yayımlandı. Parla bu çalışmasında Türk romanında künstlerroman anlatılarını (yazar ya da şair olan ana kahramanın büyüme öyküleri) ele alarak bu romanlarda metinlerin, kahramanların ve dilin geçirdiği başkalaşıma odaklanır. Türk edebiyatında ana kişisi yazar ya da şair olan romanların çokluğuna dikkati çekerken, bu romanların kahramanlarını iki ana eksende toplar. İlk ekseni Tanzimat romanlarından itibaren görülen, entelektüel önderlik vasıflarıyla metnin mutlak egemeni konumundaki bütünlüklü yazar kahramanları oluşturur. İkinci eksende ise Parla’nın başkalaşımın esas özneleri olarak değerlendirdiği aciz ve eksik yazar kahramanlar yer almaktadır. Merkeze ve ideolojik değerlere karşı çıkış, çok seslilik, merkezin altını oyma, yapısalcı ikililiklere geçersiz kılma işte bu eksik kahramanlarla mümkün olacak, hem dilde, hem metinde hem de kahramanlarda dönüşüm egemen değerleri ters yüz edecektir.

Yapıtları

  • Efendilik, Kölelik, Şarkiyatçılık (1985)
  • Çağdaş Uygarlığın Oluşumu (1986, ortak çalışma)
  • Babalar ve Oğullar: Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri (1990)
  • Don Kişot’tan Günümüze Anlatı ve Roman (2000)
  • Kadınlar Dile Düşünce (2004, Sibel Irzık ile)
  • Balkan Literatures in the Era of Nationalism (2008)
  • Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım (2011)

Çeviri:

  • Norman Hampson, Aydınlanma Çağı (1991)

Kaynakça

Araçlar
Diğer dillerde
Kişisel araçlar