Latife TEKİN

Türkiyeli Kadın Yazarlar sitesinden
Atla: kullan, ara

Latife Tekin

1957 yılında Kayseri’nin Karacefenk köyünde doğdu. 9 yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Liseyi Beşiktaş Kız Lisesi’nde okudu. Bir süre memurluk yaptıktan sonra yazarlığı meslek edindi. 1980 darbesi öncesi aktif bir militan olarak sol devrimci harekete katıldı. İlk romanını darbe döneminde ve oldukça genç bir yaşta yazdı.

1984 yılında senaryosunu yazdığı Bir Yudum Sevgi filmi Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film dahil olmak üzere 5 adet ödül aldı. Ayrıca, 1985 yılında Uluslararası İstanbul Sinema Günleri’nde de En İyi Film ödülünü aldı. Yazar, 1995 yılında Bodrum’da “Gümüşlük Akademisi Sanat, Kültür, Ekoloji ve Bilimsel Araştırma Merkezi Vakfı”nın kuruluşunda yer aldı. Genel Sekreteri olduğu akademide doğayla iç içe ve barışık bir hayat tarzını destekleyen birçok sanatçı ve yazarla birlikte edebiyat, sanat ve kültür etkinlikleri düzenlemeye başladı. Her yıl hem vakfın kendi çalışmaları, hem de vakıfa gösterilen ilgi artmaktadır. Romanları İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve Hollandaca gibi birçok dile çevrildi. 2004 yılında Elele dergisi tarafından “Yılın Fark Yaratan 10 Kadını”ndan edebiyatı temsil eden isim olarak seçildi.

Yazarın 1983 yılında yayımlanan ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm başarısıyla dikkat çekti. Romanda kırsaldan kente göçen bir ailenin hikayesi evin küçük kızı Dirmit’in bakış açısından, masalsı bir üslupla anlatılmaktadır. Yazar çocukluktan itibaren ataerkil ve muhafazakar bir toplumda kendi hayatının öznesi olamama durumunu ve bu durumun insanı sürüklediği çıkmazı oldukça etkileyici bir şekilde resmetmektedir. Berna Moran’ın da dediği gibi Tekin bu eserinde Anadolu anlatı kültürünü harmanlayarak roman türünde yeni bir biçem yaratmayı hedeflemiş ve başarmıştır (75). Yoksulların hikayesini onların diliyle anlatmaya çalıştığını söyleyen yazara, Yaşar Kemal’in ve kimine göre de Gabriel Garcia Marquez’in yazınıyla arasındaki benzerliklerden dolayı, Büyülü Gerçekçilik akımı yakıştırılmaktadır. Fakat “Sözünü Sakınmadan” programında Tekin, Kemal’in Büyülü Gerçekçiliğinin çok “büyük ve destansı” olduğunu söyleyerek kendi anlatılarının daha alçakgönüllü olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Nazım Hikmet’ten daha çok etkilendiğini de açıklamıştır.

1986 Antalya Altın Portakal Uluslararası İstanbul Sinema Günleri’nde "Bir Yudum Sevgi" ile En İyi Film ödülü, Unutma Bahçesi ile 2005 Sedat Semavi Ödülü, 2010 yılında ise Mersin Kenti Edebiyat Ödülü'ne layık görüken Tekin'in 2000’li yıllarda yazdığı romanlarında konular değişmeye başlamıştır ve doğa ön plana çıkmaktadır. Ömer Türkeş ve Semih Gümüş’ün “Sözünü Sakınmadan”da dikkat çektiği gibi geç dönem metinlerinde yazar hikayeden uzaklaşıp kavramlara doğru bir eğilim göstermektedir. Latife Tekin, yazarlığı “insanlar için” yazan yazarlar ile “insan olma deneyimini aşmak için” yazan yazarlar olarak ikiye ayırmaktadır ve kendi tabiriyle, edebiyata ve sanata karşı bir yerden yazmaktadır. Bu ayrıma sanatın ve edebiyatın “sınıfsal” olmasından dolayı vardığını ifade ederken özellikle bu alanların kendi varlıkları ve amaçlarının da tartışılması gerektiğinden bahseder. Buradaki sınıfsallık sorunu yazarın duruşu için anlamlı olmakla birlikte, “hikaye anlatmayan” metinlerin okur kitlesinin ancak belli bir toplumsal ve entelektüel sınıftan gelebileceği gerçeği yazarın yaklaşımını bir nebze sıkıntıya sokmaktadır.

Annesi Kürt olduğu ve Kürtçe ve Arapça konuştuğu için evde konuşulan Türkçe’nin tekil kalmaması yazarı bir yandan zenginleştirirken, diğer bir yandan da dil –ve doğal olarak edebiyat- ile olan ilişkisiyle arasına belli bir uzaklık sokmuştur. Onun için dil sadece edebiyatın kendini bulduğu, kendi olduğu alan değil, aynı zamanda bir varoluş sorunsalıdır. Belki biraz da dil ile bu özgün ilişkisinden dolayı onun edebiyat dili romandan çok şiire yakın durmaktadır. İlk romanından itibaren seçtiği izleklerden olan kadın olma durumu, hemcinsleri için yazma ihtiyacı hissettiğini söylediği Muinar romanında hem ana sorunsal, hem de onun farklı toplumsal ve bireysel tezahürleri şeklinde irdelenmektedir. Eleştirel düşünceyle edebiyata özgü anlatım ve dili bir araya getirdiği Rüyalar ve Uyanışlar Defteri ise içeriği nedeniyle, daha önceden eserlerini yayımlayan yayınevi ve ikinci bir yayınevi tarafından reddedilmiş, ancak üçüncü bir yayınevi sayesinde sansürden kurtulabilmiştir.

Muhalif bir duruşa sahip olan Latife Tekin birçok televizyon programı, seminer ve konferansa katılmış ve sadece edebiyat değil, toplumsal sorunlar üzerine de fikirlerini, sansür ve baskılara rağmen, açıkça ifade etmeyi tercih etmiştir. Halen Bodrum’da yaşamakta ve Gümüşlük Akademisi’nde etkinlikler düzenlemektedir.

Yapıtları

Romanları:

  • Sevgili Arsız Ölüm (1983)
  • Berci Kristin Çöp Masalları (1984)
  • Gece Dersleri (1986)
  • Buzdan Kılıçlar (1989)
  • Aşk İşaretleri (1995)
  • Ormanda Ölüm Yokmuş (2001)
  • Unutma Bahçesi (2004)
  • Muinar (2006)
  • Rüyalar ve Uyanışlar Defteri (2009)

Senaryoları

  • Bir Yudum Sevgi (1984)

Anı Kitapları:

  • Gümüşlük Akademisi (1977)

Söyleşi Kitapları:

  • Latife Tekin Kitabı (2005, Haz. Pelin Özer)

Kaynakça

Araçlar
Diğer dillerde
Kişisel araçlar