Sırpuhi Düssap

Türkiyeli Kadın Yazarlar sitesinden
Atla: kullan, ara

Sırpuhi Düsap

1841'de İstanbul Ortaköy'de aristokrat bir aile içerisinde doğdu. Babasını henüz bir yaşındayken kaybeden Düsap'ın annesi Nazlı Vahanyan ise, Ortaköy'deki Hırpsimyants Kız Okulu (1859) ve Ağkadakhınam Dignants Ingerutyun‟u (Fukaraperver Kadınlar Cemiyeti, 1864) kuran kadınlar arasındadır ve kadınların eğitim hakkının kazanılması için çalışmıştır. Eczacı olan abisinin gözetiminde İstanbul Ortaköy'deki Fransız okulunda okudu. Doğa bilimleri ve tarihin yanı sıra müzik dersleri de aldı. Edebiyata büyük ilgisi olan Düsap, Klasik ve Modern Ermenice'da daha başarılı olmak için döneminin saygın şairlerinden olan Mıgırdiç Beşiktaşlıyan'dan (1828-1868) özel dersler aldı (Beşiktaşlıyan'ın ani ölümü üzerine Klasik Ermenicede yazdığı ve cenaze merasiminde okuduğu duygusal şiir hocasının ölümünden sonra yayımlanan Matenagrutiunk adlı kitabın ilk sayfasındadır). Kalfayan Yetimhanesi ile Naregyan ve Hamazkyats okulları için de çalışan annesinin faaliyetleri sırasında küçük yaştan itibaren dönemin toplumsal sorunlarıyla ilgili tartışmaların içerisinde yer alan Düsap, dönemin aydınlarının bir araya geldiği salon toplantılarında da bulundu.

Düsap, Hocası Beşiktaşlıyan'dan etkilenerek edebiyata şiirle başladı. İlk şiirlerinden biri olan “Garun”, Arsen Bagratuni'ye ithafla Bazmavep'te (1864) yayımlandı. Jean Jacques Rousseau, Madame de Stael ve Georges Sand gibi Fransız yazarlardan etkilendi. Entelektüel ilgileri “taraflı”, “adaletsiz” hatta “acımasız” bir erkek egemen sistem içerisinde yer alan Ermeni kadınının statüsü üzerine yoğunlaşmaya başladı. 1871 yılında Fransız müzisyen Paul Dussap ile evlenen yazar, çocukları Dorin ve Edgar‟ın da eğitimiyle yakından ilgilendi. Edebî ilgileri, açık fikirli bir aydın olan ve II. Abdülhamid döneminde Mızıka-i Hümayun şefliği yaparak “Paşa” unvanını alan kocası tarafından da desteklendi. 1879 yılında Tıbrotsaser Hayuhyats Ingerutyun'un (Okulsever Ermeni Kadınlar Cemiyeti) önce faal bir üyesi, sonra başkanı oldu. 1880-1882 yılları arasında İstanbul ve İzmir'in önemli dergilerinde çeşitli makaleler yayımladı: “Ganants Tasdiaragutyunı” (Kadınların Eğitimi, 1880), “Ganants Aşkhadutyan Isgızpunkı” (Kadınların Çalışması İlkesi, 1881), “Kani mı Khosk Ganants Ankordzutyan Masin” (Kadınların Çalışmamasına Dair Birkaç Söz, 1881) ve “Ermeni Toplumu”. Düsap bu makalelerde kadınlara yapılan haksızlıklara karşı çıkarken eğitimde, çalışma hayatında ve eş seçiminde özgürlük konusunda erkeklerle eşit hakları talep etmektedir.

1883'te ilk kitabını yayımladı: Mayda. Bir Ermeni kadın tarafından yazılan ilk roman olan Mayda; hoşgörüsüz bir toplumda kendi başına yaşamaya çalışan çaresiz bir dul kadınla (Mayda) kadınların özgürlüğü için çalışan arkadaşı Sira arasında karşılıklı olarak yazılan mektupları içerir. Roman cesur feminist içeriğiyle Ermeni aydınların, özellikle de kadınların ilgisini çeker. Bu romanla erkeğin “doğal” üstünlüğüne karşı çıkan Düsap, kadınların ikincil toplumsal konumlarından kurtulmaları için toplumun kadınların entelektüel kapasitesini kabul etmesini ve eğitim ve istihdam olanaklarının sağlamasını savunuyordu.

1884 yılında yayımlanan ve ilkinden daha başarılı olan ikinci romanı Siranuş'ta ise, erkek despotizmine karşı çıkan daha güçlü bir kadın sesi duyulur. Görücü usulü evliliği eleştiren bu romanda kadın, bir yanda babanın açgözlülüğü ve hırsına, diğer yanda “koca”nın sadakatsızlığına maruz kalan bir kurban olarak temsil edilir.

Üçüncü ve son romanı olan Araksiya gam Varjuhin'de (Araksiya ya da Mürebbiye) ise yazar sınıf farklılıkları, önyargı, kıskançlık, kötü niyet ve aileler arasındaki rekabetin kadınlara dayattığı durumlara odaklanır. Bütün bu durumlarda acı çeken, savunmasız durumda olan yine kadındır. Düsap'ın romanlarındaki karakterlerin kentli, eğitimli Ermeniler olduğu ve orta üst sınıf bir kentli duyarlılığı yansıttığı eleştirileri dile getirilse de bu romanlarda yazarın kadınların kurtuluşuna ilişkin söyledikleri, kendisinden sonra gelen Ermeni kadın yazarlar için yol açıcı olmuştur. Sibil, Zabel Yesayan ve Arşaguhi Teotig gibi yazarlar, Düsap'ın üzerlerindeki etkiyi yazılarında ve hatıralarında birçok defa ifade etmişlerdir.

Modern Ermenice'nin önemli bir kalemi olan Düsap, 1889 yılında sağlık sorunları nedeniyle Paris'e gider. İstanbul'a döndüğü 1891 yılında kızı Dorin'in on sekiz yaşında ölümü üzerine derin bir kedere kapılarak inzivaya çekilir. 16 Ocak 1901'deki ölümüne dek yeni bir eser yayımlamaz.

Kaynakça

  • Düsap, Sırpuhi. Araksiya gam Varjuhin (Araksiya ya da Mürebbiye). İstanbul: 1887.
  • Düsap, Sırpuhi. Mayda. İstanbul: 1883.
  • Düsap, Sırpuhi. Siranuş. İstanbul: 1884.
  • Hacikyan, Agop J. (Coordinating Editor), Gabriel Basmajian, Edward S. Franchuk, Nourhan Ouzounian. “Sırbuhi Dussap”. The Heritage of Armenian Literature, V. III (From the eighteenth Century to modern times), Detroit-Michigan: Wayne University Press, 2005. 399-401.
  • Rowe, Victoria. A History of Armenian Women’s Writing: 1880-1922. London: Cambridge Scholars Press, 2003.. 33-74
  • Rowe, Victoria. “Öncü Anneler, „Gerçek Kız Kardeşler‟ ve Sırpuhi Düsap”. çev. Zülal Kılıç. Bir Adelet Feryadı: Osmanlı’dan Türkiye’ye Beş Ermeni Yazar, 1862-1933. İstanbul: Aras Yayıncılık, 2006. 37-84.
Araçlar
Diğer dillerde
Kişisel araçlar