Saba Altınsay

Türkiyeli Kadın Yazarlar sitesinden
Atla: kullan, ara

Saba Altınsay

1961’de Çanakkale’de doğdu. Orta öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde, lise öğrenimini İzmir, Bornova Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. İlk romanı Kritimu: Girit’im Benim 2004 yılında yayımlandı. Kritimu Türkiye’den sonra Yunanistan, Bulgaristan ve Hırvatistan’da okurlarıyla buluştu.

Giritli mübadil bir ailenin üçüncü nesli olan yazar, Kritimu’da mübadeleye uzanan süreci ele alır. Girit’in özerkliğe kavuştuğu 1898 ile mübadelenin başladığı 1923 yılları arasındaki dönemi içeren roman, İbrahim Yarmakamakis ve ailesi ekseninde Giritli Hıristiyanları ve Müslümanları, birbirleriyle ilişkilerini, birbirlerine bakış açılarını, dostluklarını, düşmanlıklarını, dönem dönem yakınlaşıp uzaklaşmalarını, iki toplumun acılarını, öfkelerini ve yalnızlıklarını akıcı bir dille anlatır.

Adanın en zor yılları denebilecek zaman aralığında gelişen siyasi olayların iki toplumun günlük hayatına, yaşam biçimine, insanların duygularına, aile ve arkadaşlık ilişkilerine nasıl yansıdığını ve korku, yılgınlık ve endişenin onları ne kadar derinden etkilediğini içten, yalın, akıcı bir üslûp ve tarafsız bir gözle ele alan yazar, anlattıklarıyla iç burkucu bir gerçeği dile getirir. Kritimu, okuru bir yandan insanların acılarına tanıklık etmeye çağırırken diğer yandan ötekileştirmenin bedelinin toplumlar ve bireyler için ne kadar ağır olduğunu gözler önüne serer.

Kritimu: Girit’im Benim yazarın ailesinin yaşamından esinlenerek yazdığı bir tanıklık anlatısıdır. Roman, Osmanlı Devleti’nin zayıflayarak topraklarını kaybetmeye başladığı yıllarda Girit’te yaşanan gelişmeleri ele alır. Girit’te Müslüman ve Hıristiyan birbirine karışmış, gelenekler bile zamanla birbirine benzemiştir. Türkiye ile Yunanistan arasında mübadele antlaşması imzalanınca Türkler adayı gemilerle terk ederler. Girit’li Türk Yarmakamakis ailesi de adadan kopanlardandır. Çanakkale’ye iskan edilerek Altınsay soyadını alan İbrahim Yarmakamakis, Saba Altınsay’ın dedesidir. Romanda benzersiz doğası ve insanın ruhunu çalan kokusuyla konu edilen Girit adası da adeta bir roman kahramanı gibidir. Oruç Aruoba roman hakkında şöyle der:

“'Göç sadece gideni değil, kalanı da peşinden sürüklüyordu,' diyor Saba Altınsay; insanın doğduğu toprak ile gömüleceği toprak aynı toprak olmayacaksa, ne kalır ki, geriye, ölürken, yaşamdan? Bu soruya bir yanıt bulma çabası bu roman.”

Kritimu: Girit’im Benim TEDA desteğiyle Yunanca’ya çevrilmiş ve 2008’de yayımlanmıştır.

Yazarın ikinci romanı 2011 yılında Benim Hiç Suçum Yok adıyla yayımlandı. İkinci Dünya Savaşı yıllarını anlatan roman, denize kıyısı olan küçük bir kasabada geçmektedir. Kadınların hayranlık duyduğu hovarda Cihan Nedim ve onun aşık olduğu hayat kadını Mercan etrafında gelişen romanda Altınsay, seçimlerimizin bizi nasıl etkilediğini sergilerken iyilik, kötülük, adalet, hakkaniyet ve ceza gibi kavramları da sorgulamaktadır. Ayrıca, kasabanın sıradan insanlarının yaklaşan savaşın korkusuna, yokluğa, kıtlığa bürünmüş hayatları acı, bencillik, yalnızlık, kin ve öfke ile iyilik, merhamet, sevgi, fedâkarlık arasında gidip gelmektedir. Herkesin içinde zaman zaman baş gösteren, hayatın akışını değiştirme ve geleceğe müdahale etme arzusunun alın yazısına karşı verdiği savaşı anlatan roman, bizzat yazgının yerine geçerek gücümüzü sınamanın nasıl bir trajediyle sonuçlanabileceğini dile getirir.

İki roman da zengin tasvirler içermekte, karakter tahlillerine yer vermektedir. Sabâ Altınsay’ın romanlarında coğrafya, zaman (dönem) ve doğa önemlidir. İlk romanın baş kahramanı İbrahim Yarmakamakis olduğu kadar Girit’tir de. Benim Hiç Suçum Yok’ta ise olaylara üçüncü göz olarak bakan ve zaman zaman anlatıma dahil olan (K), baş kahraman Cihan Nedim'le birlikte romanın başat ögelerindendir.

Sabâ Altınsay’ın üslûbu benzetmelere açık, renk ve ışıktan çokça yararlanan bir üslûptur. Zaman zaman halk edebiyatından beslendiği hissini yaratır ve masalsı havaya bürünür. Çarpıcı, derinlikli, uzun cümleler, Osmanlıca’dan alınan sözcüklere rağmen akıcılığını yitirmez. Doğaya, bitki örtüsüne, zamana, mekâna önem veren yazarın aynı zamanda toplum ile bireyin ilişkilerini irdeleyen, neden-sonuç ilişkileri kuran gözlemci bir tavrı vardır ve bunu edebi bir dille okurla paylaşır.

Yazarın yayımlanmış iki öyküsü bulunmaktadır. Kadın Öykülerinde İstanbul adlı antolojide “Merhamet, Sevgi, Masumiyet ve İşte Öylesine” adlı öyküsü ile Unser Istanbul, Junge Türkische Literatur adlı antolojide “Kimsecik” adlı öyküsü, Almanca olarak, yer almaktadır.

Yapıtları

  • Kritimu: Girit’im Benim (2004)
  • Benim Hiç Suçum Yok (2011)

Kaynakça

  • G. Akdemir, “Saba Altınsay’dan Bir Ağıt: Kritimu”, Cumhuriyet Kitap (18 Kasım 2004) 770, s.4-5.
  • Feridun Andaç, “Söyleşi: Kritimu’da Siyasi Tarihle Sosyal Tarihi Üst Üste Getirmeye Çalıştım”, Hürriyet Gösteri (Ocak 2005) 266, s.18-22.
  • Emel Armutçu, “Yeni Giritliler”, Hürriyet, http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2004/11/28/560993.asp
  • Sibel Ercan, “Yaşar Kemal, Ahmet Yorulmaz ve Saba Altınsay’ın Eserlerine Lozan Mübadelesi’nin Yansıması” Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yeditepe Üniversitesi, 2006.
Araçlar
Diğer dillerde
Kişisel araçlar