Zeyneb hanım

Türkiyeli Kadın Yazarlar sitesinden
Atla: kullan, ara

Zeyneb Hanım

1883 yılında doğdu. Esas adı Hatice Zennur’dur. Babası II. Abdülhamit döneminde Dışişleri Bakanlığı'nda önemli bir görevi olan Nuri Bey’dir. Dedesi Reşat Bey, Kırım savaşında Türkiye’ye sultanın subayı olarak görevli geldiğinde, Çerkez bir Osmanlı kadınına âşık olup onunla evlenerek Müslümanlığı kabul etmiş, Fransız soylularından Marquis de Blosset Chateauneuf’tür. Yazar, mahlası Melek Hanım olan kız kardeşi Nuriye Hanımla dönemin diğer Osmanlı seçkin kadınları gibi, doğulu ve batılı eğitimi bir arada görerek yetişmiştir. Kız kardeşler beş dile hâkim olacak şekilde eğitilirler. Kendilerinden önceki kuşak olan anneleri doğulu kadının kendi koşullarını nasıl iyileştireceği üzerine düşünmeye başlamış bir kuşaktır. Büyükannelerinin tevekkülle karşıladığı, on iki yaşında çarşafa girmek, çocukluktan kadınlığa geçiş ritüeli olarak algılanmaktan çok, onların üzerinde travmatik bir etki bırakmıştır.

Abdülhamit’in koyduğu gece dışarı çıkma yasağına rağmen, arkadaşlarıyla birlikte evde “beyaz akşam toplantıları” düzenleyerek koşullarını nasıl düzeltebilecekleri üzerine düşünürler. Her ne kadar annesi ve babası kızlarına batılı bir eğitim verseler de kızlarından beklentileri iyi bir eş ve anne olmalarıdır. Nitekim, Nuri Beyi Zeyneb’e sormadan onu, sekreteri ve himayesi altına aldığı, daha sonra Hariciye Nazırı olacak, Abdüllatif Safa Bey ile evlendirir. Bu zoraki evlilik, iki kız kardeşin hem kendi, hem de tüm arkadaşlarının durumları için harekete geçmeleri gerektiğine karar verdikleri an olur.

Zeyneb ve Melek baskı altındaki doğulu kadınların durumuna dikkat çekmesi için o dönem evlerinde kalan, mahlası Marc Hélys olan Marie Léra ile Aziyadé romanıyla oldukça ünlenen Pierre Loti’yi aracı olarak kullanmaya karar verirler. Onunla yaptıkları gizli mektuplaşmalar ve toplantılar sonucunda Les Desenchanées romanı oluşur. Roman 1906 yılında Paris’te yayımlanır ve büyük başarı elde eder. Zeyneb Hanım okudukları romanlardan ve gördükleri eğitimden Avrupa’da kadınların oldukça iyi bir durumda yaşadıkları kanısına varmıştır. Romanın yayımlanmasının skandala neden olacağını düşündüğünden ve içinde yaşadığı rejimden ve geleneklerden kurtulmak üzere, Avrupalı kadın dostlarının yardımıyla, kız kardeşiyle birlikte roman yayımlanmadan gizlice trenle Avrupa’ya kaçmayı başarır. Melek hanım Polonyalı bir aristokrat müzisyenle evlenip Avrupa’da kalır. Zeyneb Hanım ise altı senelik göçmenlik hayatından sonra aradığı özgürlüğü bulamayarak daha mutsuz bir halde ülkesine döner ve 14 Nisan 1923'te veremden hayata veda eder.

Yazarın bu yolculuğu ve Avrupa izlenimleri, İngiliz dostu feminist gazeteci Grace Ellison’a çeşitli şehirlerden gönderdiği mektupların Ellison tarafından düzenlenip yayımlanmasıyla günümüze ulaşmıştır. Grace Ellison mektupları, Zeyneb Hanım İstanbul’a döndükten sonra, 1913 yılında Londra’da Seeley, Service and Co. adlı yayınevinden yayımlatır. İngilizce olan mektuplar dilimize 2001 yılında çevrilmiştir. Zeyneb Hanım’ın mektupları üzerine en kapsamlı araştırmayı Reina Lewis, Oryantalizmi Yeniden Düşünmek adlı kitabında yapmıştır. 2005 yılında mektupların tıpkı basımı Reina Lewis’in girişiyle yeniden yayımlanmıştır.

Yapıtları

  • Les Desenchanées (1906)
  • A Turkish Woman’s European Impressions. Ed. Grace Ellison (1913) (Tr. Özgürlük Peşinde Bir Osmanlı Kadını - 2001)

Kaynakça

Araçlar
Diğer dillerde
Kişisel araçlar